26 okunma

Nafaka Davası Süreci: Ayşe Hanım’ın 6 Aylık Mücadelesi

Ayşe Hanım 42 yaşında, 16 yıllık evliliğinin ardından boşanma kararı aldığında, en büyük korkusu ekonomik güvenliğiydi. Özel bir şirketin muhasebe departmanında çalışsa da maaşı, 14 yaşındaki kızı Elif’in tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyordu. Eski eşi Mehmet Bey ise inşaat işletmecisi olarak oldukça iyi kazanıyordu. İşte Ayşe Hanım’ın nafaka davası sürecinde yaşadıkları…

İlk Adım: Boşanma Davası ile Birlikte Nafaka Talebi

2026 yılı Şubat ayında Seyhan Adliyesi’ndeki Adana 2. Aile Mahkemesi’ne boşanma davası açan Ayşe Hanım, dilekçesinde hem kendisi hem de kızı için nafaka talebinde bulundu. Avukatı, boşanma davası ile nafaka davasını birleştirmenin hem zaman hem de masraf açısından avantajlı olacağını açıklamıştı.

“Başta sadece Elif için nafaka isteyecektim. Ama avukatım, kendi nafakamı da talep etmemi önerdi. Çünkü evlilik süresince ev hanımlığı yaptığım dönemler vardı ve kariyerimde geride kalmıştım,” diyor Ayşe Hanım.

Mahkemenin İlk Değerlendirmesi

Mart ayındaki ilk duruşmada hakim, geçici nafaka kararı verdi. Ayşe Hanım’a aylık 8.500 TL, kızı Elif’e ise 12.000 TL nafaka belirlendi. Bu miktar, Mehmet Bey’in beyan ettiği aylık 45.000 TL gelire göre hesaplanmıştı.

Ancak Mehmet Bey bu karara itiraz etti. “Gelirimin bu kadar yüksek olmadığını, işlerin durgun geçtiğini” savunuyordu. Aile Mahkemesi bu noktada bir mali müşavir atayarak, Mehmet Bey’in gerçek gelirinin tespiti için inceleme başlattı.

Zorlu Süreç: Gelir Tespiti Mücadelesi

Nisan ve Mayıs ayları Ayşe Hanım için oldukça stresli geçti. Mali müşavir raporu beklentilerinin altında çıktı: Mehmet Bey’in aylık ortalama geliri 38.000 TL olarak tespit edilmişti.

Bu durumda Ayşe Hanım’ın avukatı, ek delil toplamaya yöneldi:

  • Mehmet Bey’in sosyal medya hesaplarındaki lüks tatil fotoğrafları
  • Son altı ayda satın aldığı yeni model araç bilgileri
  • İş ortaklarından alınan tanık ifadeleri
  • Banka hesap hareketlerinin detaylı analizi

Beklenmedik Gelişme

Mayıs ayının sonunda, Ayşe Hanım’ın durumu daha da karmaşık hale geldi. Mehmet Bey, kızı Elif’in velayetini de talep ettiğini açıkladı. Bu durum nafaka davasının seyrini değiştirdi çünkü eğer velayet babaya geçerse, çocuk nafakası sorunu da ortadan kalkacaktı.

“O gece hiç uyuyamadım. Hem nafaka hem de kızımı kaybetme korkusu yaşadım. Ama avukatım sakin olmamı, her şeyin hukuk çerçevesinde çözüleceğini söyledi,” diye anlatıyor Ayşe Hanım o dönemi.

Temmuz Ayında Kritik Duruşma

Altı aylık sürecin en kritik anı Temmuz ayındaki duruşmaydı. Hakim, hem nafaka hem de velayet konularını aynı celsede değerlendirdi. Elif’in de görüşü alındı ve 14 yaşında olduğu için tercihinin dikkate alınacağı belirtildi.

Bu duruşmada önemli gelişmeler yaşandı:

Elif’in tercihi: Kızı, annesinin yanında kalmak istediğini net bir şekilde ifade etti.

Mali durum netleşmesi: Mehmet Bey’in bankacılık sektöründeki arkadaşından alınan bilgiler, gerçek gelirinin daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Uzlaşma çabaları: Hakim, tarafları uzlaşmaya teşvik etti ve arabuluculuk önerdi.

Ağustos: Uzlaşma Süreci

Adana Barosu bünyesindeki aile arabuluculuk merkezine başvuran taraflar, üç oturumluk bir süreçten geçti. Ayşe Hanım bu süreci şöyle değerlendiriyor: “Mahkeme ortamından çok daha rahat bir atmosfer vardı. Arabulucu hem ikimizi de dinledi, hem de Elif’in yararına en uygun çözümü bulmaya odaklandı.”

Uzlaşma sürecinde şu konularda anlaşma sağlandı:

Çocuk nafakası: Elif 18 yaşına kadar aylık 15.000 TL (her yıl TÜFE artış oranında artırılacak)

Eş nafakası: Ayşe Hanım için 3 yıl süreyle aylık 10.000 TL

Ek masraflar: Elif’in eğitim, sağlık ve sosyal aktivite masraflarının yarısını baba karşılayacak

Velayet: Ana velayeti Ayşe Hanım’da kalacak, baba her hafta sonu ve tatillerde kızını görebilecek

Anlaşmanın Mahkeme Onayı

Ağustos ayının sonunda, uzlaşma protokolü mahkeme tarafından onaylandı. Ayşe Hanım’ın altı aylık nafaka davası süreci böylece son buldu. İlk talep ettiği miktarlara yakın bir sonuç elde etmişti.

Süreç Boyunca Yaşanan Mali Zorluklar

Ayşe Hanım, dava sürecinin mali boyutunu da detaylarıyla anlatıyor. Avukat ücreti, mahkeme harçları, ekspertiz giderleri ve diğer masraflar toplamda 25.000 TL civarında tuttu. “Neyse ki ailemden destek aldım. Aksi halde bu süreci sürdürmek çok zordu.”

2026 yılı tarifelerine göre nafaka davası sürecindeki temel masraflar:

  • Dava harcı: Talep edilen miktarın %6.831’i
  • Avukat ücreti: 15.000-30.000 TL arası
  • Mali müşavir ücreti: 8.000-12.000 TL
  • Diğer ekspertiz giderleri: 3.000-5.000 TL

Öğrenilen Dersler ve Tavsiyeler

Ayşe Hanım, süreç boyunca edindiği tecrübeleri şöyle özetliyor: “En önemli şey sabırlı olmak. Hukuk süreci zaman alıyor ama sonuçta haklı olan kazanıyor. Bir de mutlaka deneyimli bir avukatla çalışmak gerekiyor.”

Bu vakanın dikkat çeken noktaları arasında, uzlaşma yolunun seçilmesi ve arabuluculuktan olumlu sonuç alınması var. Adana’da aile arabuluculuk hizmetleri oldukça etkin çalışıyor ve taraflar için hem zaman hem de masraf tasarrufu sağlıyor.

Bugün, nafaka davası süreci tamamlandıktan üç ay sonra, Ayşe Hanım ve kızı Elif yeni yaşamlarına alışmaya çalışıyor. “Ekonomik güvenlik sağlandı, artık geleceğe daha umutla bakabiliyoruz,” diyor Ayşe Hanım.

Nafaka davası açmayı düşünen kişiler için Ayşe Hanım’ın en önemli tavsiyesi: “Haklarınızı bilmekten korkmayın. Ben de başta çok korkuyordum ama sürecin sonunda haklılığımı kanıtladım. Tabii ki her vakanın kendine özgü durumları var, o yüzden uzman bir avukata danışmak şart.”

Rate this post