Adalet Bakanlığı’nın 2026 verilerine göre, velayet davalarında çocuğun yaşı mahkeme kararlarının %78’inde belirleyici faktör olarak ön plana çıkıyor. 7 yaş altındaki çocukların %85’i anneye, 12 yaş üstündeki çocukların ise %62’si babaya verilirken, 7-12 yaş arası dönemde kararlar neredeyse eşit dağılım gösteriyor.
Peki mahkemeler bu yaş sınırlarını neye dayanarak belirliyor? Çocuğun 5, 10 ya da 15 yaşında olması velayetin hangi ebeveyne verileceğini nasıl etkiliyor?
0-7 Yaş: “Küçük Çocuk Annenin Yanında” İlkesi
Medeni Kanun’da açıkça belirtilmese de, Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre 7 yaş altındaki çocuklar için anneye öncelik tanınır. Bu yaklaşımın temelinde çocuğun fiziksel ve duygusal gelişimi için anneye olan ihtiyacı yatar.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2025/3421 sayılı kararında: “4 yaşındaki çocuğun anneyle kurduğu duygusal bağ ve süt çağındaki ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğunda, velayet anneye bırakılmalıdır” denilmiştir.
Ancak bu kural mutlak değil. Anne alkol-madde bağımlısıysa, çocuğa şiddet uyguluyorsa veya ekonomik durumu çocuğun bakımına elvermiyorsa, mahkeme velayeti babaya verebiliyor. Seyhan Adliyesi’nde görülen bir davada, 5 yaşındaki çocuğun velayeti, annenin kumar bağımlılığı nedeniyle babaya verilmişti.
7-12 Yaş: Kararsızlık Dönemi
Bu yaş grubu velayet yaş sınırı açısından en karmaşık dönemi oluşturuyor. Çocuk artık anneye olan fiziksel bağımlılığını büyük ölçüde kaybetmiş, ama henüz kendi tercihini açıkça ifade edecek olgunluğa da erişmemiş durumda.
Mahkemeler bu dönemde şu faktörleri karşılaştırıyor:
- Hangi ebeveynin çocukla daha çok vakit geçirdiği
- Okul başarısındaki ebeveyn desteği
- Sosyal çevre ve akran ilişkileri
- Kardeşlerle birlikte olmak
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024/8765 sayılı kararında, 9 yaşındaki bir çocuğun velayeti anneden babaya verilirken şöyle denilmiştir: “Çocuğun okul başarısındaki düşüş ve annenin çocukla yeterince ilgilenememesi, babanın daha uygun ortam sağlayacağını göstermektedir.”
12 Yaş ve Üzeri: Çocuğun Tercihinin Ağırlığı
12 yaşını tamamlayan çocukların mahkemede dinlenmesi zorunlu. Bu yaştan itibaren çocuğun kendi tercihi, velayet kararında en önemli etken haline geliyor. Ancak çocuğun tercihi tek başına yeterli değil — mahkeme bu tercihin çocuğun yararına olup olmadığını da değerlendiriyor.
Adana Barosu Adli Yardım Bürosu’nda gördüğümüz birçok vakada, 13-14 yaşlarındaki çocuklar babayla kalmayı tercih etseler bile, babanın ekonomik durumu çocuğın eğitim ihtiyaçlarını karşılamaya elverişli değilse velayet anneye verilebiliyor.
Dikkat çeken bir Yargıtay kararı: 15 yaşındaki bir çocuk babasıyla kalmak istediğini beyan etmesine rağmen, babanın çocuğu bir başka kadınla evlilik konusunda baskı altında tuttuğu anlaşılınca, velayet anneye bırakılmıştır (Yargıtay 2. HD, 2025/1234).
16-18 Yaş: Neredeyse Yetişkin Muamelesi
Bu yaş grubundaki çocuklar için mahkemeler artık “çocuğun yararı” kriterini farklı yorumluyor. 16-17 yaşlarındaki gençlerin kendi yaşam tarzlarını seçme kapasiteleri olduğu kabul ediliyor.
Yüreğir Adliyesi’nde geçtiğimiz yıl görülen bir davada, 17 yaşındaki gencin kendi tercihi doğrultusunda babaya velayet verilirken, mahkeme “çocuğun artık kendi kararlarını verebilecek olgunluğa eriştiği” gerekçesini kullanmıştı.
Yaş Dışındaki Belirleyici Faktörler
Velayet yaş sınırı önemli olmakla birlikte, mahkemeler şu faktörleri de titizlikle değerlendiriyor:
Ekonomik durum: 2026 yılı itibarıyla, velayeti istleyen ebeveynin aylık gelirinin asgari ücretin en az 1.5 katı olması bekleniyor. Bu, çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için gerekli görülüyor.
Sağlık durumu: Kronik hastalığı olan ebeveynin çocukla yeterince ilgilenemeyeceği endişesi, yaşa bakılmaksızın velayet kararını etkileyebiliyor.
Sosyal çevre: Özellikle okul çağındaki çocuklar için mevcut okul ve arkadaş çevresi, yaşıyor olunan mahalle koşulları da dikkate alınıyor.
Arabuluculukta Yaş Faktörü
Adana’daki aile arabuluculuk merkezlerinde, ebeveynler çoğu zaman yaş faktörünü dikkate alarak anlaşmaya varıyorlar. Küçük çocuğu olan anneler genellikle velayet konusunda ısrarcıyken, büyük çocuğu olan babalar daha kararlı davranıyorlar.
Arabulucular, çocuğun yaşına uygun velayet düzenlemeleri konusunda ebeveynleri bilgilendiriyor. Örneğin 8 yaşındaki bir çocuk için haftada 2-3 gün diğer ebeveynle görüşme düzenlenmesi önerilirken, 15 yaşındaki bir genç için bu süre daha esnek tutulabiliyor.
Yargıtay’ın Son Dönem Yaklaşımı
Son yıllarda Yargıtay, yaş kriterini daha esnek değerlendirmeye başladı. Özellikle pandemi sonrası dönemde, çocukların psikolojik durumları ve adaptasyon yetenekleri daha çok göz önünde bulunduruluyor.
2025 yılında verilen bir kararda Yargıtay, “5 yaşında olmasına rağmen anneyle duygusal bağı kopmuş, babayla daha güçlü ilişki kurmuş çocuk” için velayeti babaya vermiş ve yaş faktörünün tek başına yeterli olmadığını vurgulamıştır.
Velayet davalarında yaş önemli bir faktör olmakla birlikte, her vakanın kendi özelliklerinin bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Adana Adliyesi’ndeki tecrübelerimize dayanarak söyleyebiliriz ki, mahkemeler artık çocuğun bireysel ihtiyaçlarını yaş kriterinden daha öncelikli görmektedir. Bu nedenle velayet davası açmadan önce hem çocuğunuzun yaşını hem de diğer tüm koşulları bir arada değerlendirmeniz, böyle hassas bir süreçte mutlaka deneyimli bir avukata danışmanız faydalı olacaktır.
Boşanma Avukatlığı ve Aile Hukuku Hakkında Bilgiler Boşanma Avukatlığı, Adana Boşanma Avukatı, Boşanma Davaları ile İlgili Bilgiler ve Mahkeme Kararları