35 okunma

Büyükanne ve Büyükbabanın Torunla Görüşme Hakkı Var mı?

Geçtiğimiz hafta okuyucularımızdan Ayşe Hanım’dan aldığımız bir mektup, pek çok ailenin yaşadığı acı bir gerçeği gözler önüne serdi. 67 yaşındaki Ayşe Hanım, oğlunun boşanmasından sonra 5 yaşındaki torunu Efe’yi bir yıldır göremiyor. “Gelinin ailesi çocuğu bizden saklıyor, hukuki hiçbir hakkımız yok mu?” diye soruyordu.

Ayşe Hanım’ın hikayesi ne yazık ki istisnai değil. Boşanma süreçlerinde sadece anne-babalar değil, büyükanne ve büyükbabalar da çocuklarla olan bağlarını kaybetme korkusu yaşıyor. Peki gerçekten hukuki hiçbir hakları yok mu?

Yasal Düzenleme: 4320 Sayılı Kanun Güvence Altında

Türk hukuk sistemi, büyükanne ve büyükbabaların torunları ile torun görüşme hakkına sahip olduklarını açıkça belirtiyor. 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un 3. maddesine göre, büyükanne ve büyükbabalar çocukla kişisel ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip.

Bu hak sadece boşanma durumunda değil, evlilik devam ederken de geçerli. Ancak uygulamada genellikle boşanma sonrasında gündeme geliyor.

Ayşe Hanım’ın Durumunda Ne Yapılabilir?

Ayşe Hanım’ın yaşadığı duruma dönecek olursak, kendisinin ve eşinin öncelikle Seyhan Adliyesi’nde bulunan Aile Mahkemesi’ne başvurması gerekiyor. Mahkeme, çocuğun üstün yararı gözetilerek torun görüşme hakkının nasıl kullanılacağını belirler.

Mahkeme şu hususları dikkate alır: Çocuğun yaşı ve olgunluk seviyesi, büyükanne-büyükbaba ile olan önceki ilişkinin niteliği, görüşmelerin çocuğun gelişimine etkisi ve mevcut aile dinamikleri.

Ayşe Hanım’ın avukatının da belirttiği gibi, 5 yaşındaki Efe’nin büyükannesi ile kurduğu duygusal bağ ve bir yıllık ayrılık süresi, mahkemenin karar verirken dikkate alacağı önemli faktörler arasında.

Görüşme Düzeninin Belirlenmesi

Mahkeme torun görüşme hakkı kararı verdiğinde, görüşmelerin sıklığı ve şekli de belirlenir. Genellikle haftada bir, ayda birkaç kez veya bayramlarda olmak üzere çeşitli düzenlemeler yapılabiliyor.

Örneğin Ayşe Hanım’ın davası için mahkeme şöyle bir düzenleme önerebilir: Ayda iki pazar günü, dört saat süreyle görüşme veya bayram dönemlerinde bir gün birlikte geçirme imkanı.

Görüşme Hakkının Sınırları

Tabii ki bu hak sınırsız değil. Mahkeme, çocuğun üstün yararına aykırı durumlarda görüşmeyi kısıtlayabilir veya durdurabilir. Büyükanne-büyükbabanın çocuğa zarar verebilecek davranışları, anne-babayla ilişkilerine müdahale etmeleri veya çocuğu olumsuz etkileyecek tutumları söz konusuysa kısıtlama getirilir.

Ayşe Hanım’ın durumunda ise böyle bir engel görünmüyor. Aksine, torunu ile sağlıklı bir ilişki kurmuş bir büyükanne profili çiziyor.

Süreç Nasıl İşler?

Adana’da bu tür davaları takip eden hukukçular, genellikle önce arabuluculuk sürecini öneriyorlar. Seyhan Adliyesi bünyesindeki Aile Arabuluculuğu Merkezi’nde taraflar bir araya getirilerek çözüm aranabilir.

Arabuluculuk sonuç vermezse dava açılır. Bu davalar genellikle 3-6 ay içinde sonuçlanır ve mahkeme kararları derhal uygulanır. Karar sonrası eğer diğer taraf uymazsa icra takibi başlatılabilir.

Okuyucularımızdan Gelen Benzer Hikayeler

Ayşe Hanım’ın hikayesini paylaştıktan sonra benzer durumlar yaşayan okuyucularımızdan çok sayıda mesaj aldık. Bu durumun ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor.

Mehmet Bey (71), kızının boşanmasından sonra iki torunu ile görüşemediğini, Fatma Hanım ise damat tarafının baskısıyla oğlunun çocuklarını kendilerinden uzaklaştırdığını anlattı. Her iki durumda da hukuki süreç başlatılarak olumlu sonuç alındı.

Bu deneyimler gösteriyor ki torun görüşme hakkı sadece kağıt üzerinde kalmıyor, gerçekten de uygulanabiliyor. Önemli olan zamanında harekete geçmek ve hukuki süreci doğru yönetmek.

Ayşe Hanım’ın hikayesi de umutla devam ediyor. Mahkeme süreci başlatıldıktan sonra karşı tarafın tutumu yumuşadı ve şu anda arabuluculuk sürecinde çözüm aranıyor. Torunu Efe ile yeniden bir araya gelebilmek için sabırla bekliyor.

Bu tür hassas durumlarla karşılaştığınızda, ailenin tüm fertlerinin hak ve menfaatlerini gözeten deneyimli bir hukuk danışmanına başvurmanız, hem sürecin daha sağlıklı yürümesi hem de çocuğun zarar görmemesi açısından önemli.

Rate this post