Adana’da Boşanma Arabuluculuğu: Zorunlu mu, Gönüllü mü?

Boşanma sürecinde arabuluculuk konusu, özellikle son yıllardaki yasal değişikliklerle birlikte hem hukukçular hem vatandaşlar arasında en çok karıştırılan konulardan biri haline gelmiştir. “Boşanmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?” sorusu sıkça sorulmakta ve maalesef internetteki pek çok kaynak yanlış bilgi içermektedir. Bu yazıda, boşanma ve aile hukukunda arabuluculuğun güncel durumunu, hangi konularda zorunlu hangi konularda ihtiyari olduğunu, arabuluculuğa elverişli ve elverişsiz alanları ve Adana’daki pratik uygulamayı 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu çerçevesinde açıklıyoruz.

Boşanma Davası İçin Arabuluculuk Zorunlu mu?

Kısa ve net cevap: Hayır. Boşanma davası açmak için arabuluculuğa başvurmak zorunlu değildir. Arabuluculuk, boşanma davalarında dava şartı olarak düzenlenmemiştir. Arabuluculuğa gidilmeden doğrudan Aile Mahkemesi‘nde boşanma davası açılabilir ve “arabuluculuğa gidilmedi” gerekçesiyle davanın usulden reddi gibi bir sonuç doğmaz. Adana’da boşanma davasının adım adım nasıl açıldığını ayrı bir rehberde topladık.

Türk hukuk sisteminde iş, ticaret ve tüketici hukukundaki kanunla belirlenmiş bazı uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru dava şartıdır; bu alanların her uyuşmazlığı zorunluluk kapsamında değildir. Ancak boşanma davasının kendisi bu zorunluluk kapsamında değildir. Boşanma, kişisel statüyü, aile düzenini ve çocukların korunmasını ilgilendiren, kamu düzenini doğrudan etkileyen bir uyuşmazlık türüdür. Bu nedenle hakimin denetimi ve onayı belirleyicidir; tarafların iradelerine bırakılmış “sıradan bir alacak-verecek” ihtilafı gibi değerlendirilemez.

Bu kural, çocuklu veya çocuksuz tüm çiftler için aynıdır: Çocuğunuz olup olmaması, boşanma davası açmak için arabuluculuk zorunluluğunu değiştirmez.

Aile Hukukunda Dava Şartı ile İhtiyari Arabuluculuk Ayrımı

Bir uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olması, arabulucuya başvurunun dava şartı olduğu anlamına gelmez. Boşanma, nafaka ve mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak davalarında genel bir arabuluculuk zorunluluğu yoktur. Ancak eşler arasındaki uyuşmazlık, ortak bir taşınmazda ortaklığın giderilmesi gibi 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesinde ayrıca sayılan bir dava türüne giriyorsa, o dava için arabuluculuk şartı uygulanır. Mal rejimi alacağı ile ortaklığın giderilmesi davası birbirinden ayrılmalıdır.

Boşanma sonrası mal paylaşımı (mal rejiminin tasfiyesi): Katılma alacağı ve katkı payı alacağı gibi tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildiği taleplerde ihtiyari arabuluculuk mümkündür. Bu alacaklar için dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu değildir.

Boşanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri: Boşanma kesinleştikten sonra bağımsız olarak ileri sürülen ve serbestçe tasarruf edilebilen parasal talepler ihtiyari arabuluculukta ele alınabilir. Bu, boşanma davasındaki mali sonuçlara ilişkin hakim denetimini ortadan kaldırmaz.

Nafaka uyuşmazlıkları: Nafaka davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. Boşanma kesinleştikten sonraki bağımsız yoksulluk nafakası ve bunun artırılması veya azaltılması talepleri ihtiyari arabuluculuğa elverişli olabilir. Tedbir nafakası ve çocukların haklarını etkileyen talepler aynı biçimde değerlendirilmemeli; nafakanın türü ve hakimin denetimi ayrıca gözetilmelidir.

Nişanın bozulmasından kaynaklanan talepler: Hediyelerin iadesi ile maddi ve manevi tazminat talepleri, serbestçe tasarruf edilebilirlik koşuluyla ihtiyari arabuluculuğa elverişlidir; bunlar için genel bir dava şartı arabuluculuk zorunluluğu bulunmaz.

Hangi Konularda Arabuluculuk Yapılamaz?

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemediği aşağıdaki konular arabuluculuğa elverişli değildir:

Boşanma kararının kendisi: Evliliğin sona erdirilmesi kararı hakimin yetkisindedir; arabuluculukla “boşanma kararı” verilemez.

Velayet hakkı: Çocukların velayetine ilişkin kararlar, çocuğun üstün yararı ilkesi gereği hakim tarafından verilmelidir. Arabuluculukla kesin olarak çözümlenemez.

Çocukla kişisel ilişki kurulması: Bu düzenleme de hakimin denetimine tabidir.

Çocukların soybağına ilişkin davalar: Babalık davası, soybağının reddi gibi davalar arabuluculuğa elverişli değildir.

Evliliğin geçerliliğine ilişkin davalar: Butlan ve yokluk davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden arabuluculuğa tabi tutulamaz.

Aile içi şiddet içeren uyuşmazlıklar: 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu’nun 1/2. maddesi açıkça “aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir” hükmünü içerir. 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet iddiası bulunan durumlarda arabuluculuk yolu kapalıdır. Şiddet mağdurları doğrudan dava açabilir, koruma kararı talep edebilir ve ALO 183 veya ŞÖNİM’den destek alabilir.

İhtiyari (Gönüllü) Arabuluculuk: Ne Zaman Faydalıdır?

Taraflar yalnız arabuluculuğa elverişli uyuşmazlıklarında ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurabilir. Her iki tarafın da kabul ettiği bu gönüllü süreç, boşanma ve velayeti arabuluculukla karara bağlama yolu değildir. Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar da kapsam dışındadır. İhtiyari arabuluculuk ile boşanma protokolü hazırlığı arasındaki ayrım şu şekilde kurulmalıdır:

Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlığı: Eşler doğrudan veya avukatları aracılığıyla boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında bir protokol hazırlayabilir. Bu hazırlık, boşanma ve çocukla kişisel ilişkiyi 6325 sayılı Kanun kapsamında arabuluculuğa elverişli hale getirmez. TMK 166/3 uyarınca hakim eşleri bizzat dinler, iradelerini ve protokolü değerlendirir; önerdiği değişikliklerin eşlerce kabulü de gerekir. Anlaşmalı ve çekişmeli boşanmanın hangisinin uygun düştüğünü ayrıca karşılaştırdık.

Çekişmeli davayı anlaşmalıya dönüştürme: Eşler anlaşmalı boşanmanın kanuni koşullarını sağlıyor ve gerekli konularda anlaşabiliyorsa, hazırladıkları düzenlemeyi mahkemeye sunabilir. Bunun için arabuluculuk tutanağı gerekmez. Arabuluculuğa elverişli ayrı malvarlığı uyuşmazlıklarının çözülmesi uzlaşmayı kolaylaştırabilir; boşanma ve çocuklarla ilgili karar yetkisi yine hakimindir.

Arabuluculuğa elverişli bir parasal uyuşmazlıkta düzenlenen anlaşma belgesi ile mahkemeye sunulan boşanma protokolü farklı belgelerdir. Boşanma protokolünün hakimce değerlendirilmesi, boşanma veya velayet konusunda arabuluculuk yapılabileceği anlamına gelmez. Hakim, çocukların menfaatini ve boşanmanın kanuni koşullarını gözetir.

Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?

Aile hukukunda arabuluculuğa elverişli bir uyuşmazlık için ihtiyari başvuruda taraflar sicile kayıtlı bir arabulucu seçebilir. Arabuluculuk büroları üzerinden yürütülen dava şartı başvurusu ise yalnız kanunda bu şartın öngörüldüğü uyuşmazlıklar içindir. Yalnızca Adalet Bakanlığı tarafından tutulan arabuluculuk siciline kayıtlı kişiler arabuluculuk faaliyeti yürütebilir.

Süreç genel olarak şu aşamalardan oluşur: başvuru ve arabulucunun belirlenmesi, ilk toplantıda sürecin kurallarının açıklanması ve tarafların bilgilendirilmesi, müzakere görüşmeleri (genellikle 3-6 seans), anlaşma sağlanırsa son tutanağın düzenlenmesi ve imzalanması. Anlaşma sağlanamazsa, anlaşamama son tutanağı düzenlenir ve taraflar dava yoluna başvurabilir.

Arabuluculuk sürecinde gizlilik ilkesi esastır. 6325 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca, arabuluculuk sırasında taraflarca ileri sürülen görüşler, teklifler, öneriler ve herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü mahkemede delil olarak kullanılamaz. Bu kural, tarafların daha rahat müzakere etmesini sağlar. Sürecin gergin mi ölçülü mü yürütüldüğü de sonucu etkiliyor; düşmanca ve medeni boşanma farkını ayrıca anlattık.

Arabuluculuk Ücreti

Arabuluculuk ücretlerinde, Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan ve faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi esas alınır. Ücret, uyuşmazlığın para ile değerlendirilip değerlendirilememesine ve anlaşma sonucuna göre saat veya anlaşma tutarı üzerinden hesaplanabilir. Aksi kararlaştırılmadıkça ücret ve masraflar taraflarca eşit karşılanır.

Dava şartı olan arabuluculukta, örneğin ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında, iki saatten kısa görüşmede anlaşma sağlanamazsa iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; iki saati aşan görüşmelerde anlaşma sağlanamazsa aşan kısmı, aksi kararlaştırılmadıkça taraflar eşit öder. Bakanlığın ödediği tutar yargılama gideri sayılır. Bu düzenleme, mal rejimi alacağına ilişkin ihtiyari arabuluculuğa kendiliğinden uygulanmaz; adli yardım koşulları ayrıca değerlendirilir.

Arabuluculuk sürecine başlamadan önce ücret konusunun netleştirilmesi önemlidir. Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, ücret konuşmasını sürecin başında yapmamaktır.

Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin Hukuki Niteliği

6325 sayılı Kanun’un 18/5. maddesine göre, arabuluculuk sonunda üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Ancak anlaşma belgesi bir mahkeme kararı değildir; “ilam niteliğinde belge” olması da mahkemenin verdiği kesin hükümle aynı kavram değildir. İlamlı icra bakımından aşağıdaki koşullar ayrıca aranır:

Kanunun şerh alınmasını zorunlu kıldığı haller dışında, aile hukukundaki elverişli uyuşmazlıklarda tarafların, avukatlarının ve arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi şerh aranmadan ilam niteliğinde belge sayılır. Geçerli bir arabuluculuk anlaşması, şerhsiz ilam niteliği için gereken bu imza koşulunu taşımıyorsa ilamlı icra için icra edilebilirlik şerhi gerekir. Dava öncesi başvuruda şerh arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden, dava sırasında başvuruda ise davaya bakan mahkemeden istenir. Aile hukukuna ilişkin elverişli uyuşmazlıklarda şerh incelemesi duruşmalı yapılır. Taşınmaz devri veya sınırlı ayni hak kurulmasını içeren 17/B kapsamındaki anlaşmalarda ve 18/B kapsamındaki anlaşmalarda şerh zorunludur; taşınmaza ilişkin olanlarda yetkili merci taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesidir.

Boşanma ve velayet konusunda arabuluculuk anlaşmasına icra edilebilirlik şerhi alınarak mahkeme kararının yerine geçilmesi mümkün değildir. Bu konular arabuluculuğa elverişli değildir; ilgili kararlar aile mahkemesince verilir.

Arabuluculukta Dikkat Edilmesi Gerekenler

Arabuluculuk sürecine girecek kişilerin şu hususlara dikkat etmesi önerilir:

Hazırlıklı gidin: Malvarlığı listesi, gelir-gider tablosu, tapu bilgileri, araç kayıtları, banka hesap dökümleri ve varsa şirket paylarına ilişkin belgelerinizi hazırlayın. Belge olmadan yürüyen görüşmeler varsayımlar üzerine kurulur ve güven sorununu büyütür.

Avukat desteği alın: Arabuluculuk görüşmesine avukatınızla birlikte katılmanız, haklarınızı bilmeniz ve müzakerelerde dengeyi korumanız açısından önemlidir. Arabulucu tarafsızdır; sizin haklarınızı korumak avukatınızın görevidir. Adana’da aile hukuku dosyalarına bakan isimlerden biri de Av. Mustafa Emre Özdeş.

Anlaşma metninin detaylarına dikkat edin: Genel ifadeler içeren tutanaklar uygulamada sorun yaratır. Ödeme takvimi, ödeme yöntemi, temerrüt (borcun vadesinde ödenmemesi) halinde sonuçlar gibi detaylar açıkça yazılmalıdır.

Kamu düzenine ilişkin konulara dikkat: Velayet ve çocukla kişisel ilişki arabuluculuğa elverişli değildir. Ebeveynlerin mahkemeye sunduğu öneriler, çocuğun üstün yararına göre hakim tarafından değerlendirilir; arabuluculuk belgesiyle kesin bağlayıcılık sağlanamaz.

Adana’da Arabuluculuk Başvurusu

Adana’da dava şartı kapsamındaki başvurular yetkili arabuluculuk bürosuna yapılır; ihtiyari arabuluculukta ise taraflar sicile kayıtlı bir arabulucu üzerinde anlaşabilir. Adalet Bakanlığı arabuluculuk siciline kayıtlı arabulucuların listesine Bakanlığın resmi internet sitesinden ulaşılabilir. Ayrıca Adana Barosu internet sitesinde de arabulucu listesi bulunmaktadır.

Dava şartı olan arabuluculuk başvurularında (örneğin ortak bir taşınmazda ortaklığın giderilmesi), başvuru uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılır. Karşı taraf, en geç ilk toplantıda yetkiye ilişkin belgeleri sunarak büronun yetkisine itiraz edebilir. Bu itirazı süresinde yapabilmek için Adana’da çalışan Av. Alper Özkan gibi avukatlardan destek alınabiliyor.

Arabuluculuk ücretini karşılayamıyorsanız, 6325 sayılı Kanun’un 13/3. maddesi uyarınca arabuluculuk bürosunun bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden adli yardım isteyebilirsiniz. HMK 334-340 koşulları kıyasen uygulanır; başvuru tek başına otomatik ve kesin bir masraf muafiyeti sağlamaz.

Boşanma davası açmak için arabuluculuğa gitmek zorunlu değildir; boşanma ve velayetin kendisi arabuluculukla çözülemez. İhtiyari arabuluculuk, aile içi şiddet iddiası içermeyen ve tarafların serbestçe tasarruf edebildiği uyuşmazlıklarda değerlendirilebilir. Mal rejimi alacağı ile ortaklığın giderilmesi gibi ayrı dava türlerinin farkı gözetilmeli; başvuru yolu, anlaşmanın kapsamı ve hakim denetimi somut talebe göre belirlenmelidir.

Rate this post