Nişanlanma, iki kişinin birbirine evlenme sözü vermesiyle kurulan ve Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen bir aile hukuku ilişkisidir. Evlilikten önceki bu aşama, taraflara birbirini evlenmeye zorlama hakkı vermez. Bununla birlikte nişanın sona ermesi, koşullarına göre harcamaların karşılanması, manevi tazminat veya bazı hediyelerin geri verilmesi taleplerine yol açabilir.
Table of Contents
TMK 118: Nişanlanmanın kanundaki tanımı
“Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur.
Nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz.”
Bu tanım, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 118. maddesinde yer alır. Maddenin merkezinde evlenme vaadi bulunur. Bir ilişkinin uzun sürmesi veya tarafların birbirine hediye vermesi, tek başına nişanlılığın varlığını açıklamaz. Karşılıklı evlenme iradesinin bulunup bulunmadığı, uyuşmazlık çıktığında somut olayın özellikleriyle değerlendirilir.
Kanun maddesi belirli bir töreni veya yüzük takılmasını şart olarak saymaz. Ancak nişanlılık iddiasının ispatı ayrı bir konudur. Evlilik hazırlıkları, tarafların açıklamaları ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar, evlenme vaadinin varlığı değerlendirilirken önem taşıyabilir. Küçük veya kısıtlı kişinin nişanlanmasında ise maddenin ikinci fıkrasındaki yasal temsilci rızası ayrıca dikkate alınır; bu rıza, evlenme koşullarının yerine geçmez. Nişanlılık iddiasına ilişkin belgeler için hukuki görüşme planlayanlar, Av. Belma Kayran web sitesinden iletişim bilgilerine ulaşabilir.
Taraflardan birinin evliliği devam ediyorsa
TMK 130, yeniden evlenmek isteyen kişinin önceki evliliğinin sona erdiğini ispat etmesini gerektirir. Bu nedenle evli bir kişinin “ileride boşanıp evleneceğim” demesi, mevcut evlenme engelini ortadan kaldırmaz. Böyle bir ilişkide nişanlılığa özgü taleplerin uygulanabileceği peşinen kabul edilmemelidir. Önce ilişkinin hukuki niteliği, geçerlilik koşulları ve somut talebin dayanağı incelenmelidir.
Nişanlılık evlenme zorunluluğu doğurur mu?
TMK 119’a göre nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. Taraflardan biri evlenmekten vazgeçtiğinde, diğer taraf mahkemeden evliliğin zorla gerçekleştirilmesini isteyemez. Evlenmekten kaçınma hâli için kararlaştırılan cayma tazminatı veya ceza şartı da dava edilemez; kanun, bu kapsamda yapılmış ödemelerin geri istenemeyeceğini ayrıca belirtir.
Bu hüküm ile nişanın bozulmasından doğabilecek kanuni tazminat talepleri farklıdır. “Evlenmezsen şu tutarı ödersin” anlaşmasının dava edilememesi, TMK 120 ve 121’deki koşullar gerçekleştiğinde tazminat talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Konunun temel ayrımı nişanlılığın evlenmeye zorlama bakımından sonuçları başlığında da ele alınır.
Nişan bozulursa hangi talepler gündeme gelebilir?
- Maddi tazminat (TMK 120): Nişanın haklı bir sebep olmaksızın bozulması veya taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple sona ermesi hâlinde, kusurlu taraf uygun tazminatla yükümlü olabilir. Kanun, dürüstlük kuralları çerçevesinde evlenme amacıyla yapılan harcamaları, maddi fedakârlıkları ve nişan giderlerini esas alır. Tazminat istemeye hakkı olan kişinin ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de aynı koşullarda yaptıkları harcamalar için talepte bulunabilir.
- Manevi tazminat (TMK 121): Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda para isteyebilir. Ayrılık nedeniyle üzülmek, kanundaki kişilik hakkına saldırı ve kusur koşullarını tek başına karşılamaz.
- Hediyelerin geri verilmesi (TMK 122): Nişanlılık evlenme dışında bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Bu hüküm maddi tazminattaki kusur koşulunu içermez. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
Hangi ödemenin evlilik hazırlığı gideri, hangi eşyanın hediye olduğu baştan ayrılmalıdır. Her harcama otomatik olarak karşılanmaz; her hediye de geri verilmesi gereken bir eşya değildir. Hediye türleri için nişan hediyelerinin geri verilmesi yazısı incelenebilir.
Dava açma süresi: TMK 123
Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Kanunun kullandığı kavram zamanaşımıdır. Nişanın hangi tarihte sona erdiği ve istenen alacağın gerçekten nişanlılıktan doğup doğmadığı bu nedenle önemlidir. Farklı hukuki nedenlere dayanan taleplere aynı süreyi otomatik olarak uygulamak doğru olmaz.
Değerlendirme için nişanın bitiş tarihini gösteren kayıtlar, ödeme belgeleri, hediye bilgileri ve talebin dayanağı birlikte hazırlanmalıdır. Süre hesabında tereddüt varsa yalnız karşı tarafla görüşmelerin sonucunu beklemek yerine hukuki değerlendirme alınması yararlı olur. Bu amaçla Av. Özgür Yılmaz Kananoğulları ile görüşme talep ederken, nişanın sona erdiği tarihi ve istenen ödeme kalemlerini belirtmek konunun anlaşılmasını kolaylaştırır.
Görevli mahkeme aile mahkemesi mi, asliye hukuk mu?
Geçerli nişanlılığın sona ermesinden doğan ve TMK 120–122’ye dayanan uyuşmazlıklar, aile hukuku kapsamındadır. 4787 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca bu davalarda aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde ise aynı Kanun’un 2. maddesi gereğince belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.
Resmî nikâh olmadan birlikte yaşamanın sona ermesinden kaynaklanan her uyuşmazlık, kendiliğinden nişanın bozulması davası sayılmaz. Önce ilişkinin ve istenen hakkın hukuki niteliği belirlenir. Talep aile hukukundaki nişanlılık hükümleri dışında bir ödünç, haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme ilişkisine dayanıyorsa görev ayrıca değerlendirilir. Özel bir görev kuralı bulunmadığında HMK 2’deki asliye hukuk mahkemesi kuralı esas alınır. Yalnızca “resmî nikâh yok” gerekçesiyle bütün davaları aynı mahkemeye yönlendirmek doğru değildir.
Temsili örnek: Düğün hazırlığı ve verilen borç
Temsili örnek: Evlilik hazırlığı yapan iki kişiden biri düğün salonuna ödeme yapmış, ayrıca diğerinin kişisel borcunu kapatması için borç para vermiş olsun. Nişan sona erdiğinde salon ödemesi TMK 120’deki koşullarla değerlendirilebilir. Ayrı bir ödünç ilişkisine dayanan para talebi ise aynı hukuki temele oturmayabilir. Taleplerin belgeleri, süreleri ve görevli mahkemesi ayrı incelenir; bu örnek belirli bir davanın sonucunu göstermez.
Mevzuat kontrol tarihi: 11 Eylül 2026. Açıklamalar, yazıda bağlantısı verilen resmî metinler esas alınarak hazırlanmıştır.
