Av. Damla Gündoğdu ile Aile Hukuku Üzerine Sohbet

Adana’nın Seyhan ilçesinde çalışan aile hukuku avukatı Av. Damla Gündoğdu ile boşanma sürecini, çocukların ihtiyaçlarını ve mesleğin insani yönünü konuştuk. Gündoğdu, görüşmemiz boyunca insanların hukuki haklarını öğrenirken geleceklerine ilişkin kaygılarını da paylaşabilmelerinin önemini vurguladı.

Soru: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Aile hukuku alanına yönelmenizde ne etkili oldu?

Av. Damla Gündoğdu: Hukuk fakültesindeyken insanların günlük hayatına doğrudan dokunan konular ilgimi çekiyordu. Mesleğe başladıktan sonra aile hukukunda çalışmak istediğimi daha iyi anladım. Çünkü burada bir dosyanın arkasında evini, çocuğuyla ilişkisini veya geleceğini düşünen bir insan bulunuyor. Hukuki bilgi kadar dikkatle dinlemenin de değer taşıdığı bir alan olması, bu tercihimde etkili oldu.

Soru: Adana’da bu mesleği yürütmek sizin için nasıl bir deneyim?

Av. Damla Gündoğdu: Aynı şehirde yaşadığınız insanların hayatlarına yakından tanıklık ediyorsunuz. Adliyede karşılaştığınız birini daha sonra alışveriş yaparken görebiliyorsunuz. Bu nedenle mahremiyete gösterdiğim özen ofisin kapısında bitmiyor. Ayrıca herkesin Adana’yı ve aile hayatını aynı biçimde deneyimlemediğini unutmamak gerekiyor. Her müvekkili kendi koşulları içinde tanımaya çalışıyorum; yaşadığı ilçeden veya ailesinden hareketle varsayımda bulunmamaya dikkat ediyorum.

Soru: İnsanlar ilk görüşmeye geldiklerinde en çok neye ihtiyaç duyuyor?

Av. Damla Gündoğdu: Çoğu zaman önce sözlerinin kesilmeden dinlenmesini istiyorlar. Bir kişi olayları tarihlerle anlatırken başka biri yalnızca “Artık çok yoruldum” diyebiliyor. Ben önce neden geldiklerini ve o gün çözülmesini bekledikleri en önemli sorunu anlamaya çalışıyorum. Ardından anlattıklarını birlikte düzenliyoruz. Görüşmeden çıktıklarında hangi konuların açıklığa kavuştuğunu ve sırada ne olduğunu bilmelerini önemsiyorum.

Soru: Boşanma sürecinde sizi en çok zorlayan durum nedir?

Av. Damla Gündoğdu: İnsanların yaşadıkları kırgınlığın mahkeme kararıyla tamamen giderileceğini düşünmesi zorlayıcı olabiliyor. Bazen müvekkilin en büyük beklentisi, karşı tarafın kendisine haksızlık yaptığını kabul etmesi oluyor. Bu beklentiyi küçümsemeden, hukuki sürecin hangi sorunlara çözüm sağlayabileceğini konuşuyorum. Bir avukat olarak umut verirken gerçekçi olmak zorundayım. Sonucu garanti eden ifadeler kullanmak, kişinin geleceğini sağlıklı biçimde planlamasını güçleştirir.

Soru: Anlaşmalı boşanma, eşlerin “Biz boşanmak istiyoruz” demesiyle gerçekleşiyor mu?

Av. Damla Gündoğdu: Bunun belirli koşulları var. Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekiyor. Hakim eşleri bizzat dinleyerek iradelerini özgürce açıkladıklarına kanaat getirmeli; mali sonuçlar ve çocukların durumuyla ilgili düzenlemeyi de uygun bulmalı. Bu nedenle hazırlanacak metnin günlük hayatta nasıl uygulanacağını düşünmek önemli. Aceleyle kabul edilen belirsiz ifadeler, daha sonra yeni anlaşmazlıklara yol açabilir.

Soru: Çocukların bulunduğu dosyalarda görüşmeleri nasıl yürütüyorsunuz?

Av. Damla Gündoğdu: Anne ve babanın dikkatini çocuğun günlük hayatına çevirmeye çalışıyorum. Okula kim götürüyor, hastalandığında kim ilgileniyor, evdeki tartışmalardan nasıl etkileniyor? Bu sorular, soyut tartışmaları somut ihtiyaçlara dönüştürüyor. Çocukla kişisel ilişki düzenlenirken de onun sağlık ve eğitim gibi yararları esas alınıyor. Ebeveynlerin birbirlerine yönelik öfkelerini konuşurken çocuklarının ihtiyaçlarını gözden kaçırmamalarını önemsiyorum.

Soru: Yakın çevrenin ve aile büyüklerinin sürece katılması işleri nasıl etkiliyor?

Av. Damla Gündoğdu: Destekleyici bir yakın, kişinin kendisini daha güvende hissetmesini sağlayabilir. Ancak herkesin farklı bir yol önerdiği durumlarda karar vermek zorlaşabiliyor. “Komşumuz böyle yaptı” veya “Akrabamızın davası hemen bitti” gibi örnekler üzerinden beklenti oluşabiliyor. Ben müvekkilimin kendi isteğini anlamaya çalışıyorum. Yakınlarının düşüncelerini dinlese bile kararlarının sonuçlarını kendi hayatında yaşayacağını hatırlatıyorum.

Soru: Sosyal medya bu süreçte nasıl bir yer tutuyor?

Av. Damla Gündoğdu: Görüşmelerde sosyal medya paylaşımları ve mesajlar sıkça konuşuluyor. Benim üzerinde durduğum konulardan biri, kişinin öfkeyle yaptığı bir paylaşımın aile içindeki gerilimi nasıl etkileyebileceği. Özellikle çocuklarla ilgili ayrıntıların herkesin görebileceği şekilde paylaşılması konusunda düşünmelerini istiyorum. İnsanlar kendilerini anlatmak isterken özel hayatlarının çok geniş bir çevrede tartışılmasına hazırlıksız yakalanabiliyor.

Soru: Aile içinde şiddet söz konusu olduğunda yaklaşımınız nasıl değişiyor?

Av. Damla Gündoğdu: Öncelik kişinin güvenliği oluyor. Şiddet fiziksel eylemlerin yanında psikolojik, cinsel ve ekonomik biçimlerde de ortaya çıkabiliyor. Koşullara göre 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler talep edilebilir. Polis, jandarma veya savcılığa başvuru yolları bulunuyor. Böyle bir görüşmede kişinin anlattıklarını ciddiyetle ele alıp mevcut riski ve başvurulabilecek destekleri açıklıyorum. Adalet Bakanlığı: Aile içi şiddet

Soru: Müvekkillerinizin size en sık sorduğu soru ne oluyor?

Av. Damla Gündoğdu: “Bu süreç ne zaman biter?” sorusunu çok duyuyorum. Bunun arkasında çoğu zaman hayatını yeniden düzenleme isteği var. İnsanlar nerede yaşayacağını, bütçesini nasıl yöneteceğini ve çocuklarının düzenini düşünüyor. Kesin tarih vermek yerine dosyanın hangi aşamada olduğunu ve sıradaki işlemleri anlatıyorum. Düzenli bilgi vermenin, belirsizliğin yarattığı kaygıyı azaltabildiğini görüyorum.

Soru: Mesleğinizde sizi en çok memnun eden anlar hangileri?

Av. Damla Gündoğdu: İlk görüşmede düşüncelerini toparlamakta zorlanan bir kişinin zamanla kendi ihtiyaçlarını daha açık ifade edebilmesi beni mutlu ediyor. Bazen aylar sonra “Artık önümü görebiliyorum” demesi çok şey anlatıyor. Özellikle ebeveynlerin çocuklarının okulunu, sağlığını ve günlük düzenini sakin biçimde konuşabildiğini görmek benim için değerli. Dosyanın kapanmasının ardından hayatın nasıl devam edeceğini de önemsiyorum.

Soru: Son olarak, aile hukukuyla ilgili bir sorun yaşayan kişilere ne söylemek istersiniz?

Av. Damla Gündoğdu: Önce ne yaşadıklarını ve neye ihtiyaç duyduklarını mümkün olduğunca açık biçimde ortaya koymalarını öneririm. Bir görüşmeye gelirken sorularını yazmaları bile yardımcı olabilir. Yakın çevreden duydukları örneklerin kendi durumlarıyla aynı olmayabileceğini hatırlasınlar. Karar vermek için kendilerine düşünme alanı tanımaları ve ihtiyaç duyduklarında hukuki ya da psikolojik destek almaları, süreci daha bilinçli yürütmelerine yardımcı olabilir.

5/5 - (1 vote)